Neyi görüyorsanız onu alırsınız

İmgeleme işin sırrıdır. İmgeleme fikrinin sizi uçurmasını izin vermeyin. İmgelem yapmak gereklidir çünkü zihin gücünüzü bu şekilde kullanırsınız

Zihninizde bir şeyi doğru bir şekilde görmeyi bilirseniz dünyanızda bunu gerçekleştirebilirsiniz. Daha önce bahsedildiği gibi daha yüksek bir boyuttaysanız zihninizde yarattığınız düşünceleriniz ya da imgeler hemen çevrenizde gerçekleşecektir. İmgeleme fikri insanları şaşırtır oysa bu kavram insan hayatında sürekli kullanımdadır.

Mesela; teknik bir ressam bir evi tasarlarken neye benzemesini istiyorsa onu hayal etmek zorundadır. O zaman bu tip bir imgeleme “ezoterik” görülmez.

Zihniniz düşüncelerinize itaat eder ve arzunuzu gerçekleştirir. Zihninizin aynı parçası tüm fiziksel fonksiyonlarınızın sorumluluğunu alarak kozmosla ve etrafınızdaki enerji alanlarıyla nasıl iletişim kuracağını bilir. Zihin gözünüzle bir şey gördüğünüzde (imgelemenizle) yüksek benliğiniz işe koyulacak ve bunu sizin için gerçekleştirecektir. Zihniniz zihin gözünüzde neyi tuttuğunuza dayanarak düşüncelerini oluşturur. Yani acil durumlar, aksilikler ve sorunlar olabilir. Hepsi imgelemeyle çözülebilir ama becerinizi yaşamınızın tek bir aşamasında kullanmak isteyeceğinizi anlayacaksınız. Ben çok önemli şeyler için kullanırım diğer şeyleri “akışa” bırakırım. Araba kullanırken tüm yeşil ışıkların yandığını imgelemekle vakit kaybetmem…bunlar önemli değil. Sizinde yapmanız gereken bu; neyin önemli olduğunu bulun ve bilginizi bundan yana kullanın.

Teknikler üzerinde iyileşene kadar tek bir kişi üzerinde odaklanmak en iyisi olacaktır. Biraz pratikle, başka bir sürü insan üzerinde de kolayca etki sahibi olabilirsiniz. Kitaptaki teknikler pratik yapar ve kullanırsanız işe yarar. Çalışmaya başladığınızda pratik yapana kadar imgeleme yeteneğinizin sınırlı olduğunu fark edeceksiniz. Sesleri imgelemede zorlanabilirsiniz. Etkili imgeleme için sessiz bir yerde olmalısınız. Çevreniz sessiz olmalı. İmgelemeyi öğrenmeye başlamanın en iyisi ışıkların olmamasıdır. İlk başta yapmanız gereken tek şey gözlerinizi kapatmaktır. Neticede, gözlerinizi açık tutabilirsiniz (kalabalık yerlerde) ve imgeleme beceriniz gün ışığında da gelişecektir.

Çevrenizde dağınıklık olmamalı, rüzgar esmemeli, yüksek ses ve diğer bölücü şeyler olmamalı.

Unutmayın imgeleme üzerine olan bu bölüm önemlidir önce bundan başlayın ve bunu uygulayın.
Her gün en az üç kez ve her seferinde 15 dakika olmak üzere imgeleme üzerinde çalışmalısınız. Oturarak imgeleme yapmak daha iyidir. Uzanırken fazla rahatlayarak uyuyabilirsiniz. Ayrıca dik olacağınız için imgeleme yaparken iç realitenizde dikey konumda olmak imgelemeniz açısından daha iyi sonuç verecektir. Özel bir pozisyona gerek yok. Sadece oturun.

İstenen kişi veya olay üzerine imgeleme yaparken zihninizde gerçekten oluyormuş imgesini yaratın. İlk başta zor gelecektir. Ama etkilerini yaşayacaksınız. İmgeleme üzerindeki becerim o kadar gelişti ki gözlerim açıkken bile zihnimde 3. boyut dünyasındaki şeyler kadar gerçekçiymiş gibi şeyleri görebilirim. Başkalarının göremediği sadece kendimin görebildiği bu dünyada kendi imgelerimi yaratarak eğlenirdim. Bunu hayatımı şekillendirmek için kullanabileceğimi bilmiyordum. Etkilerini gördüğümde ise çok şey değişti.

Zihninizde durumları gerçekten oluyormuş gibi imgelemek aşağıdaki noktaları hesaba katarak pratik gerektirir. İmgelemeye başladığınızda kendiniz olayın bizzat içinde olun. Kendini bir filmde izliyormuş gibi uzaktan izlemeyin. İmgelerken bir aynaya bakmadığınızın sürece yüzünüzü görmeyin. Tıpkı günlük yaşamın içindeymişçesine hayal etmelisiniz. Sokakta kendinizi yürürken imgeliyorsanız yüzünüzü, başınızı ve sırtınızı göremezsiniz…aşağıya bakarak bacaklarınızı, kollarınızı ve tıpkı “gerçek” yaşamda olduğu gibi göğsünüzü görebilirsiniz.

Küçük bir pratikle başlayın. Gözlerinizi kapatın ve geçmişteki bir anınızı zihninizde canlandırın. Detaylar konusunda endişelenmeyin. Pratikle netleşir. Şu anda gitmeyi istediğiniz yerleri imgelemeye çalışın. Bir yerde çalışıyorsanız iş yerinizde olduğunuzu imgeleyin.

Başlangıçta fiziksel gözlerinizle imgeyi gerçekten göremezsiniz. Zihninizde, hayal gücünüzde var olur. Fiziksel gözleriniz, göz kapaklarınızın içindeki “siyahlığı” görür. İmgeleme yeteneğiniz pratikle daha iyiye gider bu yüzden acele etmeyin. Gerçekten oluyormuş hissini yaşamanız gerektiğini unutmayın. İlk başta iyi olamayabilirsiniz ama zihninizi buna inanması için kandırabilirsiniz. Şöyle ki; yüzünüzdeki hafif bir sırıtışla zihninizi kandırın ve bu becerinin çok kolay olduğunu düşüncenizde belirtin. O kadar kolay ki gerçek dünyaymış gibi hayal edebilirsiniz. Geliştikçe yüzünüzdeki sırıtış doğal bir biçimde olacaktır çünkü bu harika yeteneğe sahip olmaktan büyük mutluluk duyacaksınız…aynı zamanda koku, dokunma, tatma ve hissetme gibi duyularınızı kullanarak da zihninizi kandırabilirsiniz. Güzel bir yerde olduğunuzu hayal ediyorsanız sadece görmekle yetinmeyin koklayın, dokunun, duyun, duygusal açıdan hissedin. % 100 gerçek olmayacaktır. Ama zihniniz yeterince çaba sarf edecektir. İş yerini hayal ediyorsanız hissedin duvarını masaları kapıları havayı koklayın fotokopi kokusunu koklayın iş yerinde olduğunuzu hissedin. Zihin gözünüzle bir şey yaptığınızı ya da bir yerde olduğunuzu yarattığınızda bilinçaltı zihniniz işe girişir. Ve yaşamınızdaki realiteyi şekillendirmeye başlar. Zihninizde patronunuzun sizi kovduğunu görürseniz, ertesi gün kovulmazsınız. Ama buna devam ederseniz er ya da geç başınızı derde sokarsınız.

Deli gibi imgeleme yapın, ilk 2 hafta sıkı tutun hedef belirleyip çalışın 2 haftalık pratikten sonra daha ileride olacaksınız 2 aydan sonra şu anda bulunduğunuzdan çok daha ileride olacaksınız. Kendinizi motive edemiyorsanız o zaman şansınız yok, bu satırları okumayı başkalarına bırakın.
Günde 3 kez 15’er dakika imgeleme öneriyorum. Daha fazla yaparsanız hızlı bir gelişme kaydedersiniz. Sizden yapmanızı istediğin ilk şey (tabi ki istediğinizi yapmakta özgürsünüz) imgelemedeki ilk 5 dakikanızı zihin gücüyle ayartmak için kullanın. Ya da bir nesne üzerine odaklanıp tüm duyularınızı kullanarak onu hatırlama üzerine olsun. Belki bir yanınızda bir köpeğin oturduğunu imgelenebilirsiniz. Ona uzanıp evcil hayvanınızmış gibi onu okşayabilirsiniz. Postunun kokusunu alabilirsiniz hatta köpekle yürüyüşe çıktığınızı bile hayal edebilirsiniz. Karşınızdaki masada bir portakal imgeleyebilirsiniz. Onu alır kabuklarını soyarsınız. Suyu yüzünüze sıçrayabilir ve sonra onu midenize indirebilirsiniz tabii çekirdeklerinin çıktığını hayal etmeyi unutmayın. Sonra da bir kedinin portakal kabuklarını kokladığını ve yüzünü ekşiterek koşturduğunu hayal edebilirsiniz. Bu kitabı hayalinizde canlandırabilir bir masanın üzerine koyup sayfalarınızı çevirdiğinizi hayal edebilirsiniz. Bu ilk 5 dakikalık süreçte neyi imgeleyeceğinizi size bağlı. Pratik insanların en çok yapmak istediği ama yapmaktan en çok kaçındığı şeydir. Bu nedenle, dışarıda sadece bir usta ve bir yığın vasat insan harika zihinsel yeteneklerden yoksundur.

İmgeleme pratiğinde daha iyi hissettikçe pasif imgelemekten ziyade aktif imgelemeye geçin. Portakal imgesini kullanmışsanız o zaman portakal kabuklarını sınıfınızdaki tahtaya fırlatın ya da portakalı bir arabanın tekerleğinin altına koyun ve suyunun fışkırdığını imgeleyin! Zihin gözünüz her seferinde daha yaratıcı olacaktır. En iyisi yaratıcılıktır ve bu konuda gerçekten iyi olmak için en önemli yoldur.

Neyi imgelediğinizin ve pratik seanslarının nasıl olduğunun kaydını mutlaka tutmalısınız. Ne üzerinde çalışabileceğinizin listesini yapın. Uzaktan kumandayla televizyonu açmak gibi alelade bir şey bile pratik seansında yaratıcı bir imgeleme olabilir. Hayalinizde kumandayı elinize alın, onu görün ve hissedin. Bir düğmesinin üzerinde ne yazdığını görün. Sonra aktif olun ve imgeyi değiştirin. Düğmenin üzerindeki kelimelerin farklı görünmesini sağlatın ses + düğmesi yerine kırmızı duvarlar yazdığını görün basın düğmeye etrafınızdaki duvarlar kırmızı olsun. Kanal düğmesi tuşunun üzerinde kelepçe yazısını görün. Düğmeye basın ellerinizin kelepçelendiğini hayal edin. Başka düğmeye basıp kelepçeleri açı, kelepçeleri ellerinizde hissedin, televizyona fırlatın, ekran çatlamasını duyun. İmgelem üzerinde çılgınca şeyler düşünün çünkü imgelemede ne kadar yaratıcı olursanız, zihin gücü becerilerinde o kadar hızlı ve kolay ilerleme kaydedersiniz.

Bu yazı toplamda 1, bugün ise 0 görüntülenmiştir.

Para durumumuzu EFT ile değiştirebileceğimize inanmak çok zordur. Sınırlarla yaşarız ve sadece para ile ilgili titreşimimizi değiştirerek hayatımıza daha çok para çekeceğimize inanmak çoğumuz için mümkün değildir. Bizler paranın zor kazanıldığını öğrendik. Üniversitede okursak, büyük bir şirkette sağlam bir göreve gelirsek, orada da özel yaşamımızdan fedakârlık yaparak çalışırsak para kazanacağımızı öğrendik. Dolayısıyla EFT yaparak, düşünce ve duygularımızın titreşimini değiştirerek daha çok paranın bize gelebileceği fikrini kavramak çoğumuz için çok zor. .

Bolluk ve bereketi hayatımıza çekmekte karşılaştığımız bir engel daha vardır… Hak etmek. Bunu ifade ediyoruz ama genelde bu ‘hak etmiyorum’ duygusunu fark etmek daha zordur. Hak etmek neye bağlıdır? Bir laf vardır “Hak verilmez, kazanılır”…evet Hak nasıl kazanılır? Öğretmen olmayı nasıl hak ettim? Okula gittim, derslere katıldım, eğitim aldım, sınavları geçtim ve bir diploma aldım… Birisinin bize bir tavsiyede bulunma hakkına sahip olması için bizim yaşadıklarımızı yaşamış ve aşmış olmasını bekleriz. Fakir birisi bize para konusunda bilgi verme hakkına sahip olamaz diye düşünürüz. İşe yeni başlamış birisinin bizim gibi senelerdir bu işi yapan bir kişiye tavsiyede bulunma hakkı olduğunu düşünmeyiz. Demek hak tecrübe ve eğitim ile gelen bir şeydir. O zaman mevcut kazancımız ve durumumuz bizim bugüne kadar aldığımız eğitimin bize getirdiği haktır. Realitemiz, gerçeğimiz budur. Daha fazlasını kazanmak için daha çok öğrenmek, daha çok tecrübe edinmek gerekir. Biz sadece daha fazlasını isteyip gelmesini bekleyemeyiz… Çünkü onu hak edecek bir şeyler yapmadık. Algımız bu. Sınırımızda bu dur. EFT ile sınırları yıkarız… Bu sınırı yıkarsak ne olur?

Bugüne kadar çalıştığım kişilerin çoğunda karşılaştığım en büyük engel yaşamak istediği hayatı yaratacak paranın olmamasıydı. Realitenin sınırlarıyla çevrili bir yaşamı seçiyoruz. Realite ise sadece zihnimizde yarattığımız bir algıdır. Demek algımızı değiştirerek realiteyi de değiştirebiliriz. Sınırları yok etmeye çalışmayalım… Sınırları genişletelim… Kaybedecek neyiniz var ki? Sadece bu ay, Mayıs 2012 için sınırları aşabileceğimize inanalım. EFT ile bu ay 10 bin TL kazanabileceğiniz sınırını yaratın… EFT ile isterseniz önce mevcut sınırlarımızı görelim… Realitemizle yüzleşelim… Bunun için aşağıdaki EFT cümlelerini deneyin (EFT’nin nasıl uygulandığını bilmiyorsanız www.hls_cekimyasasi.com sitesinde detaylı bilgi bulabilirsiniz.)

Para ile ilgili sınırlayıcı inançlarımızdan bazıları şöyledir:

Bunları siz de deneyin ve hangisinin sizin için daha gerçek bir inanç olduğunu EFT yaparak keşfedin.

* Para kazanmak için çok çalışmak gerekir

* Ya zengin ya da şanslı doğarsan paran olur

* İyi para kazanmak için üniversite okumuş olman gerekir +

* Ailemde parayı ben kazanmam

* Para kirlidir

* Ruhsal işlerle para bir arada olmaz.

* Para kazanıyorsan ruhsallığını kaybettin demektir.

* İnsanları iyileştirmek için para almak onları sömürmek demektir

* Eğlenerek para kazanamazsın

* Sevdiğin bir işte çok para kazanamazsın

* Yaratıcı insanlar fakirdir, zengin değildir.

* Hepimize yetecek kadar para yok

* Ben kazanırsam başkaları kullanır +

* Para geldiği gibi gider.

* Hiçbir zaman para yetmiyor… Yetmeyecek + –

* Kocamın benden daha çok para kazanıyor olması gerekir +

* Parayı erkek kazanır.

 

 

Sınırlayıcı düşüncelerimiz için kullanabileceğimiz bazı EFT cümlelerini aşağıda veriyorum. Bunların sonuna… Kendimi tamamen ve derinden seviyor ve onaylıyorum… Ekleyin.

 

 

            * Parayı idare etmeyi beceremiyorum, buna rağmen kendimi derinden seviyorum ve onaylıyorum

* Ailemde kimsenin parası olmamasına rağmen kendimi derinden seviyorum ve onaylıyorum..

* Daha çok param olduğunda onu birilerine vermek zorunda olmama rağmen… Kendimi derinden seviyorum ve onaylıyorum

*  Üniversiteye gitmediğim için param yok, buna rağmen….

* Param olursa insanlar beni kullanır, beni kıskanır, benden nefret ederler..buna rağmen… Kendimi derinden seviyorum ve onaylıyorum

* Babam bu paraları çok zor kazanırdı. Ondan daha başarılı olmamam gerekiyor, buna rağmen…

* Çok para kazanırsam boş vaktim kalmayacak, buna rağmen…

* Daha çok para kazanmak için yeni şeyler öğrenmem ve yeni beceriler geliştirmem lazım… Buna rağmen kendimi derinden seviyorum ve onaylıyorum

* Bugüne kadar öğrendiklerimle bu kadarını hak ediyorum..buna rağmen..

* Parayı idare etmeyi bilmiyor olmama rağmen…

* Para durumumdan utanıyor olmama rağmen….

* Param olursa herkes benden bir şeyler bekleyecek…buna rağmen..

* Para durumumdan utanıyorum..buna rağmen…

* Başarılı olmayı, mutlu olmayı ve zengin olmayı hak edecek bir şey yapmadım ki… Buna rağmen

* Demek bugüne kadar aldığım eğitimin karşılığı buymuş… Daha fazlasını hak etmem gerekiyor olmasına rağmen…

* Başarılı olursam tüm düzenim bozulacak, buna rağmen…

* Bence benim hakkım bu kadarmış… Buna rağmen…

* Herkesin hak ettiği bir para vardır… Bu da benim ki… Zorlamamak lazım… Buna rağmen…

* Şükretmeyi bilmek gerekir, arsız olmamak gerekir..buna rağmen…

 

    Bazen parasız olmak bize bir yarar sağlıyordur. Gülmeyin! Gerçekten öyle. Biz fark etmiyoruz ama beden, enerji, zihin bize bunun için bir ‘yarar’ yaratır. O yararları da çalışmak gerekir. Bende yok öyle bir şey diyorsanız bile aşağıdaki EFT cümlelerini bir deneyin…  

* Bu para durumumdan hiçbir zaman kurtulamayacağım, buna rağmen…

* Parayı hak etmiyorum… Buna rağmen

* Bolluk bereket bana gelmez..buna rağmen

* Bu para sıkıntımdan kurtulmaktan korkuyorum…buna rağmen..

* Değişebileceğime inanmıyorum buna rağmen

* Durumun değişebileceğine inanmıyorum..buna rağmen..

* Çok para beni korkutuyor buna rağmen…

* Param olurda kendime yetersem, başkalarına muhtaç olmazsam ne yaparım bilmiyorum… Buna rağmen

* Bu ay 10 bin TL kazanabileceğim hiç inanmıyor olmama rağmen…

* Param yoksa başkaları bana yardım eder… Buna rağmen

* Para kazanırsam annem ve babamın hayatımda yeri kalmaz..

* Para kazanırsam annem benimle ilgilenmez artık..buna rağmen.

* Para kazanırsam babam benimle ilgilenmez artık..buna rağmen.

* Para bence önemli değil… Buna rağmen…

* Bu para problemimi yaşatarak bilmediğim bir sürü kazancım oluyor..onların hepsine rağmen…

      Geçmişi de çalışmak gerekir. Bugün yarattığımız sınırlar geçmiş tecrübelerimizle inşa edilmiştir. Geçmişte yaşanan hangi olaylar sizde bugün anksiyete, utanç ve suçluluk duygularını uyandırıyor? Şükran duygunuz var mı? Kendinizi neler için affedemiyorsunuz? Aşağıdaki EFT cümlelerini deneyin:

* Paramızın olmamasına çok utanırdım..buna rağmen…

* Ailemin hiçbir zaman parası yoktu, buna rağmen…

* Hiçbir zaman bizim evde para ‘yetmedi’ buna rağmen…

* Bana hiç sorumluluk verilmedi..buna rağmen..

* Geçmişte de hiç param olmadı… Buna rağmen…

* Bana falcı senin para sıkıntın olmaz ama çok da zengin olmazsın demişti…buna rağmen..

* Geçmişte hiç başarılı olmadım..buna rağmen…

* Geçmişte param olduğunda hep boş yere harcadım…buna rağmen..

* Geçmişte başarılı olduğumda hep beni kıskandılar…

* Başarımın değeri hiç olmadı… Ne maddi ne manevi… Buna rağmen.

* Ailemde kimse para işini beceremez zaten… Buna rağmen…

* Geçmişte kazandığım paraları hep onlara verdim..vermek zorunda kaldım…buna rağmen

Şimdiki durum. Bugün bazı edindiğimiz alışkanlıklar ve inançları sürdürüyoruz. Bu alışkanlık ve inançlar yüzünden de belli davranışlar içinde oluyoruz. Bu davranışları görmemiz ve değiştirmemiz gerekir.

* Ekonomi kötü ve bu durumda ben zaten para kazanamam ki..buna rağmen…

* Ayın sonunu zor getiriyorum ve kendimi hep mahrum edilmiş hissediyorum… Buna rağmen…

* Param yetmiyor… Buna rağmen…

* Benim yeterli param yok ki….

* Bütçe yapmak beni kısıtlıyor…buna rağmen..

* Ailemde kimsenin parası yok ki… buna rağmen..

* Para çok önemsiz bir şey zaten….buna rağmen

* Para harcamazsam kendimi güçlü hissedemiyorum..

* Para sıkıntılarımı görmemezlikten gelmeyi tercih ediyorum.

* Bir şeyler satın alırsam param varmış gibi hissediyorum… Buna rağmen…

* Kendimi yalnız, çaresiz, üzgün ve sıkılmış hissedersem para harcamak iyi geliyor… Buna rağmen…

Gelecek. Evet, geleceği de yaratmamız gerekiyor. Gelecek ile ilgili korkularımız, endişelerimiz bizi vazgeçirebilir. Diyet yapanlar bilir…105inci diyetten sonra boş veririz. Nasıl olsa kiloları versek de hepsi geri gelir diye diyet bile yapmayız. Daha önce para kazanmış ve o tükenmişse gelecekte de aynı şeyin olacağını düşünür kazanmamayı yeğleriz..hayal kırıklığı yaşamak istemeyiz… Bir de tabii para kazanırsak yaşamımız değişecektir… Öyle algılarız… Bu değişim güzel olsa da değişimdir ve bizi ürkütür… Vazgeçeriz.

* Param olsa bile mutsuz olacağımdan korkuyorum..buna rağmen..

* Param olursa insanlar benden çok şey beklerler…buna rağmen..

* Param olursa kendimi tanımayabilirim buna rağmen…

* Bence hiçbir zaman yeterli para olmayacak…

* Para yetmiyor ve yetmeyecek… Buna rağmen…

* Daha çok para kazanacak vaktim yok artık buna rağmen…

* Daha çok parayı nasıl kazanacağımı bilemiyorum..buna rağmen..

* Bence bu borçtan hiçbir zaman kurtulamayacağım… Buna rağmen…

* Daha çok param olunca o da elimden gidecek..biliyorum…buna rağmen…

Bolluk bereket ve para üzerine oturttuğumuz inançlarımızın kültürümüzle, geldiğimiz aile ile ve genel toplum bilinciyle çok ilgisi vardır. Para sıkıntılarımızdan kurtulmak bir gecelik çalışma ile olmayacaktır. Burada sıyıracak çok katman var. Her gün çalışırsak çok yol alacağımızı biliyorum.

İyi çalışmalar….

 

Bu yazı toplamda 1, bugün ise 0 görüntülenmiştir.

    Bizi hayatımızda yönlendiren en önemli noktamızın bilinçaltı kayıtlarımız olduğunu biliyorsunuzdur. Şimdi artık olumsuz bilinçaltı kayıtlarımızı temizleme ve yerlerine olumlu kayıtları koyma zamanı geldi. Bilinçaltı kayıtlarımız çoğunlukla bizim çocukluğumuzda oluşur. İlköğretim çağlarında yaşadığımız olaylar ve deneyimler çok önemlidir. Özellikle Anneden, babadan ve okulda öğretmenler ve arkadaşlarımızdan aldığımız kayıtlar çok önemli. Orada oluşan tüm kayıtlar bizi hayat boyu yönlendirir. Bu bilinçaltı kayıtları ilerleyen hayatımızda karşımıza ego olarak çıkar. Hayatınıza göz attığınızda nerde bir direnç gösterdiğiniz yer nerde yargıladığınız yer varsa egonuz devrededir.

    Bilinçaltını bir bilgisayarın hard diski olarak düşünebiliriz. Ekranda görülenler sizin gerçeğiniz veya yaşantınızdır. Yani bilinçaltınızdaki olumlu, olumsuz inançlarınızın hayatımıza yansımalarıdır. Nasıl bir bilgisayar programında direkt emir şeklinde komutlar veriliyor ise bilinçaltımız da komutlarımızı alır ve gerçekliğimize uyarlar.

Hayattan şikâyet ettiğinizde bilinçaltımız şikâyet ettiğiniz hayatı size vermek için talimatlarınızı sadakatle yerine getirir. Ne söylediğimize, özellikle ‘tekrar, tekrar’ söylediklerimize dikkat edelim.

Bilinçaltı virüs programınızı çalıştırmadığınızda dışarıdan gelen olumsuz telkinlerin etkisi altında kalabilirsiniz. Her gün arkadaşlarınızdan çok gülersek çok ağlayacağımızı, çocuğu olanın derdi olduğunu, paramız olunca düşmanlarımızın çok olacağını, hayatın zor olduğunu vs.. duyuyorsunuzdur. Devamlı dinleyince bilinçaltımız onun doğru olduğuna inanmaya başlar sonra da (çekim yasasından ötürü) gerçekliğinizde onun doğru olduğunu görürsünüz.

Hayatınızda baktığınızda bizi frenleyen bizi sınırlayan duygu ve düşüncelerimiz bizim bilinçaltı kayıtlarımızdır. Ve bunlar hayatımızı yönlendirir. Olumsuz bilinçaltı kayıtları genellikle korku olarak hayatımıza yansır.

  Örnek olarak bir işyeri açmak istiyorsunuz. Bu düşünce aklınıza geldi ve düşünmeye başladınız. Karşınıza hemen bilinçaltında kayıtlı olan ne varsa o gelecektir. Eğer daha önce işyeri açma ile ilgili olumlu kayıtlar varsa onlar olumsuz kayıtlar varsa onlar gelecektir. Örnek olarak eğer daha önceden bu konuda  bir yada bir kaç kez işyeri açtığınızda zarar ettiyseniz işyerini kapatmak zorunda kaldıysanız yada çevrenizden birileri bunu yaşadıysa ve sizde bunu gördüyseniz. hemen korkunuz devreye girecek ve size sen bu işi yapabilirmisin ya zara edersen, ya kapatmak zorunda kalırsan diyecektir. Korkularınız işbaşı yaptı ve sizi bir adım atmaktan engellemeye başladı. Aslında burda bilinçaltı kayıtlarının görevi sizi korumak, bilinçaltı olumlu yada olumsuz diye duyguları ayırmaz. Ona bizim bilincimiz anlam verir.  Eğer sizin bilinçaltınızda işyeri açma ile ilgili korkular varsa, kesinlikle sizin işyeri açma deneyiminiz hüsranla sonuçlanır. İşyerini açarsınız ama bir süre sonra kaybetme korkusu sizi içten içe kemirmeye başlar ve sonuç hüsran olur ve sizde hemen ya ben bunu hissetmiştim dersiniz.

 Tabiki hissettiniz bunu hayatınıza siz çektiniz. Olumsuzlukları düşünerek, o korkularla işyerini açtığınız için sonuçta sizin korkularınızın yansıması oldu.

 Olumsuz duygulardan kurtulmak için neler yapabiliriz?


            Biliyorsunuz korkuyla başa çıkmanın en iyi yolu korkuyla yüzleşmektir. Bizimde yapacağımız hareket tarzıda bu olacak, korkumuzla yüzleşeceğiz. Ama korkumuzla yüzleşirken o korku enerjisini değiştireceğiz hayatımıza etkisi değişsin.

Bilinçaltı temizliği için bir çok yöntem var. ben şimdiye kadar EFT- Duygusal Özgürleştirme Tekniği,  Reiki, Quantum dönüşüm tekniği gibi yöntemleri deneyimledim. Bunlarla ilgili paylaşımları daha sonraki yazılarımda paylaşacağım.

 Bugünkü yazımda deneyimlediğim en iyi teknik olan içsel temizlik konusunu paylaşmak istiyorum. İçsel temizlik konusu içimizdeki korku enerjisini sevgi enerjisine dönüştüren bir çalışma. Yaşamımızda her şey bir enerjidir, bizde bunları yönlendirme imkanını kullanacağız. Enerji akışını istediğimiz şekilde yaparsak istediklerimizi elde etmek kolaylaşacaktır.

 Olumsuz bilinçaltı kayıtlarımızın hayatımıza  yansıması korkularımızdır. Korkularımızın temel nedeni bilinçaltı kayıtlarımızdır. Bizde olumsuz  bilinçaltı kayıtlarımızı temizlemek ve yerlerine olumlu kayıtları yerleştirebilmek için korkularımızı sevgi enerjisine dönüştürerek bilinçaltı kayıtlarımızı temizleyeceğiz.

Günlük yaşantımızda karşılaştığımız hiçbir olay ve kişi tesadüf, şans veya şansızlık olarak karşımıza gelmez. Bunu bilerek günlük olaylarımızı takip edersek, yani bu bakış açısıyla yaşantımıza bakarsak ve yaşadığımız her olumsuz olayın karşısında  “Bu olay şu anda benim karşıma neden geldi?” sorusunu sorarsak olayların bize verdiği mesajı almaya kendimizi açarız. Korkuya doğru yol almaya başlarız.

Yaşadığımız bütün olaylar bizi içimizde bulmamız gereken ve dönüştürmemiz gereken günlere, olaylara, kişilere dolayısıyla içimizdeki korkulara ve bilinçaltımızdaki olumsuz kayıtlara götürür. Böylece kendimizden yıllarca sakladığımız ve altlara gömdüğümüz dönüşmesi gereken olayları bulmuş oluruz.

Bir olay anında sinirleniyorsak, öfkeleniyorsak, kızıyorsak, üzülüyorsak veya acı çekiyorsak aslında altta yatan bir korkumuzdan kaynaklanmaktadır. Bir olay anında yapacağımız şey o anda soracağımız

“Şu anda bana ne oldu?”

“Karşımdaki kişi bana ne yaptı ve kendimi nasıl hissettim?” soruları ile içimizde o gün çıkmayı ve fark edilip dönüştürülmeyi bekleyen korkuya doğru yol almaktır. Yani yapmış olduğunuz hareketin altındaki korkuyu keşfedeceksiniz. Yapmış olduğunuz hareketi hangi korkunuz nedeniyle yaptınız. Egonuzun korkusu ne? O korkuyu doğru keşfedersek duygularımız, öfkelerimiz ve kızgınlığımız o anda daha da artar, bu da doğru korkuyu bulduğumuzun sağlamasıdır.

Bir korkuyu bulduğumuzda aşağıdaki korku çalışmasını yaparsak o an bizi etkileyen enerji tamamen değişecektir.

 

    KORKU DÖNÜŞTÜRME ÇALIŞMASI NASIL YAPILIR?

Bu çalışmanın amacı, bedenimizdeki korku enerjisini sev­giye dönüştürmektir. Korkularımız ancak sevgi­ye dönüştüğünde bitebilir. Kızdığımız, öfkelendiğimiz, üzüldüğümüz anlarda aslında içimizdeki bir korku­muz tetiklenmiş demektir. Bu anlarda hangi korkumuzun tetiklendiğini bulmak ve  o korkumuzu sevgiye dönüştürebilmek için, bu duygular içimizde yükseldiği anlarda kendimize şu soruları sormalıyız:

Şu anda bana ne oluyor?

Ben şu anda ne hissediyorum?

Karşımdaki kişi bana böyle söyler veya yaparsa bana ne olur?

Bu sorulara içinizden gelen cevaplardan, kızdığınız veya üzüldüğünüz o anda içinizde tetiklenmiş olan korkunu­zu veya korkularınızı bulmuş olursunuz. Korkularınızı bulduktan sonra, her bir korkunuz için aşağıdaki korku çalışmasını yaparsanız o an sizi etkileyen enerji tamamen değişecektir.

Benim ……..… korkum var.

Ben ……..… korkumu kabul ediyorum.

Ben ……..… korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.

Ben ……..… korkumu seviyorum.


Örnek

Benim çaresizlik korkum var.

Ben çaresizlik korkumu kabul ediyorum.

Ben çaresizlik korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.

Ben çaresizlik korkumu seviyorum.

 

 Dedikten sonra derin nefes alıp verin ve bir kez daha tekrarlayın. Biraz evvel sinirlenmiş, öfkelenmiş haliniz sakinleşecek ve o anda ortaya çıkan korkuyu dönüştürmüş olacaksınız. Ancak bu yeterli değil.

Bunun ardından esas soruyu soracaksınız:

Benim daha evvel hangi yaşadığım olayı dönüştürmem için bu olay yaşandı?” diye sorduğunuzda gözünüzün önüne geçmişte yaşadığınız ve belki bugüne kadar hatırlamadığınız bir olayın görüntüleri gelecek. Bu sefer o sahnede o halinize kaç yaşındaki haliniz olursa olsun ona sorular sormaya başlayın.

“Şu anda kendini bu olayın içinde nasıl hissediyorsun?”

O halinizin size söylediklerini, yani sizin o halinizin içinden ilk çıkan olumsuz cümleyi, yukarıdaki korku dörtlüğünün noktalı yerlerine yerleştirerek o cümlenin sizin içinizdeki anlamının bittiğini hissedene kadar aynı dörtlüğü bir kaç kere yüksek sesle tekrarlayın. Hemen arkasından bir olumsuz cümle daha çıkacak. Onu da dörtlüğe yerleştirip tekrarlayın. En son içinizden bir tane olumlu kelime çıkana kadar çıkan olumsuz bütün kelime ve cümleler için aynı işlemi yapın. O son olumlu kelime çıktığı zaman aşağıdaki beşlik halindeki bilinçaltı olumlama örneğindeki noktalı yerlere yerleştirerek bir kaç kere tekrarladığınız zaman siz o olumlamada söylediğiniz kelimenin anlamına gelmiş olursunuz ve artık sahne zaten dönüşmüştür.

Beşlik halindeki bilinçaltı olumlama çalışması örneği:

Ben ………….

Ben …………… biliyor ve inanıyorum.

Ben …………… kabul ediyorum.

Ben …………… kendimi takdir ediyorum.

Ben …………. şükrediyorum.

 

Çaresizlik korkusu için örnek olumlama

 

Ben çareyi içimdeki sevgide buluyorum. Benim çarem benim içimde.

Ben çaremin benim içimde olduğunu biliyor ve inanıyorum.

Ben çaremin benim içimde olduğunu kabul ediyorum.

Ben çaremin benim içimde olduğunu bildiğim için kendimi takdir ediyorum.

Ben çaremin benim içimde olduğunu bildiğim için şükrediyorum.

 

Gözünüzün önüne bunun gibi arka arkaya veya çeşitli aralıklarla birçok sahne daha gelebilir. Hatırladığınız her sahnedeki korkunuzu yukarıda belirtildiği şekilde çalışın.

 

Örnek Korku Listesi:

 

 

Değişim korkusu
Güçsüzlük korkusu
Değersizlik korkusu
Kaybetme korkusu
Yetersizlik korkusu
Yokluk korkusu
Suçlanma korkusu
Esir olma korkusu
Aldatılma korkusu
Terkedilme korkusu
Bırakma korkusu
Ayrılık korkusu
Hata yapma korkusu
Dışlanma korkusu
Yenilme korkusu
Sahiplenilmeme korkusu
Beğenilmeme korkusu
İstenmeme korkusu
İz bırakamama korkusu
Bakılmama korkusu
Anlamama korkusu
Rezil olma korkusu
Bilememe korkusu
Onaylanmama korkusu
İşe yaramama korkusu
Yolunu bulamama korkusu
Geride kalma korkusu
Boşlukta kalma korkusu
Hastalık korkusu
Hayal kırıklığına uğrama korkusu
Unutulma korkusu
Acizlik korkusu
Uzaklaşma korkusu
Ortada kalma korkusu
Düşme korkusu
Kontrol edememe korkusu

Sevilmeme korkusu
Yalnızlık korkusu
Aşağılanma korkusu
Başarısızlık korkusu
Parasızlık korkusu
Yok olma korkusu
Çaresizlik korkusu
Güvensizlik korkusu
Kandırılma korkusu
Bırakılma korkusu
Kendini ifade edememe korkusu
Acı çekme korkusu
Kabul edilmeme korkusu
Muhtaç olma korkusu
İlgilenilmeme korkusu
Vazgeçilme korkusu
Reddedilme korkusu
Önemsiz olma korkusu
Özel olamama korkusu
Yanlış anlaşılma korkusu
Anlaşılamama korkusu
Bilinmeyen korkusu
Başa çıkamama korkusu
Kaybolma korkusu
İncitilme korkusu
Dağılma korkusu
Yetişememe korkusu
Ele geçme korkusu
Ölüm korkusu
Tercih edilmeme korkusu
Geri dönememe korkusu
Kopma korkusu
Yükün altında ezilme korkusu
Arada kalma korkusu
Kurtaramama korkusu
Kalabalık korkusu

 

 Bu korkular, herkesin kendi sahnesinde kendi ifadesiyle duyguyu tarif etmesinden çıkmıştır. Siz de yaşadığınız olayların içindeki kendi tariflerinizden kendi korku kelimelerinizi veya cümlelerinizi tespit ederek korku dörtlüğüne yerleştirmelisiniz.

  Bir örnek verecek olursak, 4 yaşında babanızla yaşadığınız bir olumsuz olay anında babanızın karşısında titrerken “Kendini nasıl hissediyorsun?” sorusuna o yaştaki haliniz “Kendimi güçsüz hissediyorum,” demez. O günkü haliniz, o yaştaki çocuğun bulunduğu bölge ve yörenin diline, konuşma tarzına, kendini ifade etme şekline dayanarak bir tarif yapar. Bu tarifi o noktada o enerjiyle çalışması gerekir.

Bundan da şunu anlıyoruz ki, çalışmanız gereken sahnelerde  listeden ezbere hareket etmemelisinizSizin kendi dilinizle olan ifadeleri yakalayın. Belki bu ifadelerinizin birkaç tanesinin toplamı sizin güçsüzlük korkunuzun enerjisidir. Ama önce tek tek küçük korku ifadelerini dönüştürmelisiniz.

   Kaybetme korkusu olan bir kişi, çocukluğunda hep annesinin onu bırakıp gideceğini düşünebilir ve korkabilir. Bunun karşılığı, o yaşta, annesiz kalma korkusudur. O yaşı çalışırken kaybetme korkusu diye çalışırsanız doğru çalışmış olmazsınız. O anı çalışırken o çocuğun diliyle “Annesiz kalmaktan korkuyorum!” cümlesini ona aynı korku çalışması şeklinde yaptırın.

Çalışma esnasında esneme, kendini halsiz hissetme ve dilinizin sürçmesi gibi tepkiler hissederseniz bilin ki doğru noktalara temas etmişsiniz demektir. Israrla üzerine gitmenizi tavsiye ederim.

    Oturarak yaparken eline kağıt ve kalem almanız ve sorduğunuz soruların cevaplarını  not alman olumsuz kayıtlarının tespitinde size kolaylık sağlayacaktır. Vermiş olduğunuz  cevaplar içindeki gerçek korkularına ulaşmana imkan sağlayacaktır. 

Örnek Korku çalışması ve olumlamalar:

 **********************************************************

Benim acizlik korkum var.

Ben acizlik korkumu kabul ediyorum.

Ben acizlik korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.

Ben acizlik korkumu seviyorum.

 

Derin nefes alıp veriyorsunuz ve kalbinizden pembe ışıklar çıktığını hayal ediyorsunuz. Ve kendinize yeniden Ne hissettiğinizi soruyorsunuz. Acizlik korkusu hala var mı? Eğer varsa Yeniden yukarıdaki dörtlüğe çalışıyorsunuz. Eğer korku ile ilgili bir şey kalmamışsa ya size bir olumlu cümle gelecektir. Ya da korkunuz yaşadığınız başka bir sahne gözünüzün önüne gelecektir. Olumlu bir kelime ya da cümle geldiyse aşağıdaki gibi olumlama çalışması yaparak olumlu düşünceyi bilinçaltınıza kaydedin.  Eğer başka bir sahne geldiyse o sahneyi çalışmaya devam edin. Gözünüzün önüne olumlu bir cümle gelene kadar veya içinizden benin suçlanma korkum yak tepkisi gelene kadar.  Bu çalışmalar esnasında eğer geçmişinizde bu konu ile ilgili kayıt çok fazla ise sahneden sahneye atlamak zorunda kalabilirsiniz. Bu durumda size tavsiyem arada aşağıdaki olumlamaları çalışmanızdır.

 

Ben her halimle yeterliyim.

Ben her halimle yeterli olduğumu biliyor ve inanıyorum.

Ben her halimle yeterli olduğumu kabul ediyorum.

Ben her halimle yeterli olduğum için kendimi takdir ediyorum.

Ben her halimle yeterli olduğum için şükrediyorum.

 

Ben bana yeterim.

Ben bana yettiğimi biliyor ve inanıyorum.

Ben bana yettiğimi kabul ediyorum.

Ben bana yettiğim için kendimi takdir ediyorum.

Ben bana yettiğim için şükrediyorum.

 

***********************************************************************

 

Benim suçlanma korkum var.

Ben suçlanma korkumu kabul ediyorum.

Ben suçlanma korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.

Ben suçlanma korkumu seviyorum.

 

Derin nefes alıp veriyorsunuz ve kalbinizden pembe ışıklar çıktığını hayal ediyorsunuz. Ve kendinize yeniden ne hissettiğinizi soruyorsunuz. Suçlanma korkusu hala var mı?  Çalışmaya yukarıda yaptığım açıklama doğrultusunda devam ediyorsunuz.

 

Yaşadığım ve yaptığım her şeyi ben onaylıyorum.

Yaşadığım ve yaptığım her şeyi ben onayladığımı biliyor ve inanıyorum.

Yaşadığım ve yaptığım her şeyi ben onayladığımı kabul ediyorum.

Yaşadığım ve yaptığım her şeyi ben onayladığım için kendimi takdir ediyorum.

Yaşadığım ve yaptığım her şeyi ben onayladığım için şükrediyorum.

 

Ben hiç kimsenin deneyiminden sorumlu değilim.

Herkesin kendi deneyimini yaşamasına izin veriyorum.

Herkes kendi deneyiminin içinden geçmeye yeterli.

Ben kendi deneyimimin içinden geçmeye yeterliyim.


Bir sonraki yazımda kendi deneyimlerimi ve uygulama şeklimi anlatacağım. 

Allahın sevgisi, rahmeti, bolluk ve bereketi üzerinize olsun.

Herşey gönlünüze göre olsun. Saygı ve sevgilerimle . 

Bu yazı toplamda 2, bugün ise 0 görüntülenmiştir.

Cekim Yasasının Sırrı

Yorum yok

     Gerçekten çekim yasasına inanan kişiler için başaramayacakları bir şey olmadığını biliyorum ve buna kesinlikle inanıyorum. Tabi ki işin sırrı nasıl isteyeceğinizi bilmekten geçiyor.

 Bir şeyi elde etmenin adımlarını kısaca göz atalım;

1.  Ne istediğinizi bilmek ve tanımlamak

2.  Tüm olumsuz ve sınırlayıcı inançları temizlemek

3.  İstediğinize sahip olmanın, onu yapmanın ya da o olmanın nasıl bir şey olacağını hissetmek

4.  İçgüdülerinize göre hareket ederken akışına bırakmak ve so­nuçların kendilerini ifade etmelerine izin vermek.

   Yukarıdaki adımları gerektiği gibi uygulayabilirsen kesinlikle istediğini elde edeceğinize eminim.

   Evrende her şey enerjidir. Bir tabak yemek de, son model arabada. Eğer yemek bulmak kolay ama araba zor derseniz isteyişi algılamadınız demektir. İstediğiniz arabada olsa yemekte ikisini de elde etmeniz ayni mekanizma ile çalışır. Oysa yemeği her gün buluyorsunuz, çünkü bulacağınızı biliyorsunuz, buna inancınız tam. Oysa son model arabayı bulacağınıza inancınız yok. Eğer doğru şekilde istemeyi bilirseniz, yemek de araba da ayni şekilde size gelecektir. Ancak arabayı da bulacağınıza, yemeği bulacağınız kadar emin olmanız yada arabayı da açken yemek ister gibi istemeniz gereklidir. İkisine sahip olmanın en önemli farkı budur.

       Burada en önemli olan konu insanın istedikleri şeylerin olmasında öncelikle ne istediğini bilmesi, kendisini sınırlayan düşüncelerden kurtulması  ve gerektiğinde hedefine ulaşmada esnek olması ve azimli davranılması olduğunu anladım. İki konuyu hallettiğinizde başaramayacağınız bir şey yoktur. 

      The Secret kitabında ve filminde eksik olan konu bunlar. “İste,  İsteklerini Sahip Ol” diyor. Evet bu doğru birçok insan bunu başarmış ama her işte olduğu gibi bu işin püf noktaları var. İsteme şekliniz, ruh haliniz ve istediğiniz şeyi elde etmeye olan inancınız yani bilinçaltı kayıtlarınız. Aslında en önemli nokta bilinçaltı kayıtlarınız. Bilinçaltındaki olumsuz kayıtlarınızı değiştirebildiğiniz anda olay bitiyor.

“Bana bir dayanak noktası verin dünya'yı yerinden oynatayım” Arşimet

    İşte çekim yasasının dayanak noktası da bu,  içinde bulunduğunuz ruh halinizin durumu aslında bilinçaltı kayıtlarınızın yansıması. Bu dayanak noktası size dünyayı kaldırmanızı sağlayabileceği gibi tam tersi bir olaya da sebeb olabilir. Eğer bilinçaltınızda bir şeyi hak etmediğiniz düşünüyorsanız ona sahip olduğunuzda mutlu olamazsınız. Sürekli bir şeyler peşinde olursunuz ki çekim yasasına ters bu duruma girmiş olursunuz. Ve istiyorum ama olmuyor demeye başlarsınız.. Çekim yasası temel dayanaklarından birisi şimdi bulunduğun durumda mutlu olmaktır. Eğer sen şimdi bulunduğun durumda mutlu değilsen ileride elde edeceğin durumda da mutlu olmazsın gerçeği temel dayanak noktasıdır.

        Mutlu ruh haliyle  her istediğin gerçekleşir ama her tarafımızı bir çok olumsuzlukların kuşattığı dünyada bunlarda sıyrılıp sürekli mutlu olmayı nasıl becereceğiz. Bizi mutsuz eden duygulardan nasıl kurtulacağız. Aslında çekim yasasının sırrı burada ikinci adımda; “Tüm olumsuz ve sınırlayıcı inançları temizlemek”   te yatmaktadır.

       Bizi sınırlayan olumsuz ve sınırlayıcı öğeler, bizim bilinçaltı kayıtlarımızdır. Bilincimiz bir hareketi yapacakken bilinçaltına müracaat eder ve  bilinçaltında kayıtlı duruma göre hareket eder. Eğer bilinçaltımızda “Çok gülünce başıma bir şey gelir ” kaydı varsa -ki bu bizim yapımızda var- düğüne gidip somurtup geliriz. Eğlenmeden döneriz. Hareketlerimizi kısıtlarız. Ve sonrada yakınmaya başlarız hiçbir şey beni mutlu etmiyor. Tabi ki etmez sen kendini bacağından bağlamışsın. Ancak ipin uzunluğu kadar alanda hareket edebilirsin. Özgür yaşamak istiyorsan o ipten kurtulman lazım. Yani seni bağlayan olumsuz bilinçaltı kayıtlarından kurtulman.

     Bilinçaltı kayıtlarından kurtulmak için bir çok yöntem mevcut. Ben bilinçaltı kayıtlarımın hayatımı yönlendirdiğini anladıktan sonra olumsuz kayıtlarımı temizlemek için birkaç yöntem üzerinde çalıştım. Bunlardan birincisi "EFT – Duygusal Özgürleştirme Tekniği" idi. Faydalı bir çalışma oldu ama derine inemediğimi fark ettim. Devamında Reiki çalışmasına başladım. Reiki ikinci derece uyulmaması alıp yaşamımdaki her yılı temizleme çalışması yaptım. Ama hala bazı isteklerime ulaşmada içimde bir direnç vardı. Çözemediğim bir direnç. Ben zengin olmak istedikçe içimde bir şey bana “sen zenginliği hakketmiyorsun” diyordu. 

Kendimi hayal ettiğim arabaya binerken düşündüğümde arabaya binmeye utanıyordum. Eğer o arabaya binersem sanki birilerine hava atacakmışım gibi geliyordu. Ve inip, binmeye utanıyordum. Garip bir durumdu. Yada yine sahip olmayı istediğim evi hayal ederken o eve girip çıkarken kendimi o dünyaya ait hissedemiyordum. İnsanlarla iletişim kuramıyor, utanıyor dışlandığımı hissediyordum. Yani ben o dünyaya ait değildim. Her ne kadar dilim “ben o eve sahip olmayı seçiyorum” dese de kalbim “sen o dünyaya ait değilsin” diyordu.  Bilinçaltımdaki kaydı fark etmiştim ama onu çözemiyordum.

   Günün birinde konu ile ilgili bir arkadaşla paylaşımda bulunurken bana içsel temizlik diye bir yöntemden bahsetti. Merak ettim. Konuyu incelemeye başladım. Konu Nil Avunduk isminde bir hanımın kendisinin bulduğu çok basit bir tekniğe dayanıyordu. Temeli korku çalışması olan çok basit bir teknik.  Bu teknikle ilgili olarak Nil hanım seminerler veriyordu. Benim İstanbul dışında olmam nedeniyle bu seminerlere katılmam şu an için mümkün değildi bende farklı bir yöntem izledim ve seminer kayıtlarının dvd kaydının satıldığını görerek satın aldım ve videoları seyrederek tekniği uygulamasını öğrendim. Teknik çok basitti ve oldukça etkiliydi.

    Tekniği uygulamaya başladığımda gördüm ki, çocukluğumda yaşamış olduğum olaylar ( başkasının yardımları ile geçinme, yoksulluk, annemin anlattığı kıtlık hikayeleri )  bilinçaltımda yer ettiği için dilim lüks yaşam isterken,  kalbim “sen o dünyaya ait değilsin” diyordu. Yani benim çocukluğumda ben başkalarının atmış olduğu malzemelerle zorluklarla büyüdüğüm için bugün lüks yaşam dünyasında yaşamayı hak ettiğimi kalbime inandıramıyordum. O dünyaya ait olamıyordum. Çünkü ben başkalarının istemediği attığı malzemelerle büyümüştüm. Ben bunlara layıktım. Zenginlik benim için ulaşılmazdı. Ve ben milletin artıkları büyüdüğüm için lüks yaşam dünyasında kendime yer bulamıyordum. Ben o dünyaya yabancıydım. Hak etmediğimi düşündüğüm bir dünyayı kendime çekmem mümkün değildi tabii ki. İçimdeki direncin kaynağı buydu.

    Bunları keşfetmem benim için bir dönüm noktası oldu. Ve şimdiye kadar aslında yaptığım çalışmalarla evin kaba temizliğini yaptığımı derine inemediğimi fark ettim. Bu çalışmaları yapmayla birlikte bakış açım değişti, kendime güvenim arttı. Çalışmayı tavsiye ettiğim arkadaşlardan inanılmaz geri dönüşümler aldım. Burada paylaşmaya karar verdim.

    Çalışma toplam 6 farklı alanı kapsamakla birlikte temeli korkularımızın tespiti ve onları yok etmeye dayanan korku çalışmasıdır. Korkularımızı tespit edip onları sevgi enerjisine dönüştüren bir çalışma. Eğer içimizdeki korkularımızın kaynağını bulup onları sevgi enerjisine dönüştürürsek olaylara sahip olduğumuz korkulardan dolayı verdiğimiz tepki değişecektir. Ve korkumuz olmadan özgürce yaşama imkanına sahip olacağız.

Çalışmayı merak ediyor musunuz?

Yazının uzun olması nedeniyle çalışma detaylarını bir sonraki yazıda yayınlamanın uygun olacağını düşünüyorum. Hepiniz sevgiyle kalın.

Bu yazı toplamda 1, bugün ise 0 görüntülenmiştir.

Net Kazanç Dahisi İndir

2 yorum

 

 Net Kazanç Dahisi İndir

İnternette az zaman harcayıp iyi bir ek kazanç elde edebileceğiniz yöntemleri anlatmaktadır.

Net Kazanç Dâhisi E Book içeriğindeki teknikler ile internetten hızlı bir şekilde nakit akışı sağlayabilirsiniz. Bir web siteniz olmadan ya da üstün bilgisayar bilginiz olmadan da internetten kazanç elde edebilirsiniz. Net Kazanç Dâhisi E Book ile sahip olmanız gereken tüm bilgileri edinebilir ve işin uzmanından destek alabilirsiniz. Kitapta anlatılan yöntemleri uygulamaya başladıktan birkaç gün sonra gelirinizi oluşturmaya başlayabilirsiniz.

Net Kazanç Dâhisi E Book ile internetten kendi işinizi kurabilirsiniz. Başka kimseye ihtiyacınız olmadan, dilediğiniz saatlerde ve dilediğiniz kadar çalışarak para kazanabilirsiniz. Günde 1 saat çalışarak hangi işten bu kadar para kazanabilirsiniz? Dünyada çok sayıda kişi, evinde oturduğu yerden çalışarak bu teknikler ile para sağlıyor. Bu yöntemleri kullanarak aylık 1000-4000$ arası kazanca sahip olabilirsiniz. Daha fazla çalışılarak bu kazancı 20.000$ ve üzerine de çıkartmanız mümkündür. Herkesin kolaylıkla anlayabileceği ve hemen uygulamaya başlayabileceği şekilde hazırlanan Net Kazanç Dâhisi E Book 26 Temel Konuda internetten ek kazanç sağlama eğitimi vermektedir. Yapmanız gereken her şeyin bir bir anlatıldığı Net Kazanç Dahisi 14.000'den fazla ürün adresini veriyor ve bu ürünleri nasıl satacağınızı anlatıyor. Birebir uygulama örnekleri ile kendi işlemlerinizi yapmaya başlayabilirsiniz. Sınama tekniği ile yanlış yapmadan kazanabilmeniz için her şey düşünülmüş.

Satış yapmak amacıyla oluşturacağınız reklamların yüksek maliyetlerinden nasıl kurtulacağınız, Google ve benzeri arama motorlarını nasıl kullanacağınız, doğru kelimelerin seçimi, doğru adwords kaydı oluşturma, kazandıran ürünleri seçerek yatırım yapmak için hazırlanmış özel taktikler, zarar etmemek için maksimum masraf hesaplama adımları, gerçek birim ücretlerini hesaplama metotları, reklamlarınızdan kazanacağınız parayı hesaplama formülleri, müşteri sayısına ve satış adedine karar verebilme, Hotfile ve upload yöntemleri ile para kazanma yöntemleri, bu sistemle birlikte çalışabileceğiniz web siteleri, ebay ile satış ortaklığı yöntemi, Google Adsense sistematiği, Forex ile yüksek kazanç sağlama yöntemleri, makale yazarak para kazanmak, sadece izleyerek kazandıracak siteler, sadece tıklayarak kazandıracak siteler, CPA kazanç sistemi ve ilgili siteler, mail ile para kazanma yöntemi, anket doldurarak para kazanmak ve drop shipping yöntemi ile kazanmak.

Net Kazanç Dahisi internetten tüm kazanç sistemlerini içeren bir kitaptır ve hangi sistemin size uygun olacağına karar vermeniz için de bir modül sunmaktadır. Bu sayede hangi sistemi kullanmanın size daha fazla kazanç sağlayacağını belirleyebilir ve buna göre çalışabilirsiniz. Net Kazanç Dahisi size tüm kolaylıkları sunan eşsiz bir kaynak. Bilgisayar başında saatler harcamadan ve yabancı dil bilgisi olmadan da kazanç elde etmeye hemen başlayabilirsiniz. Kısa sürede bir profesyonel gibi nakit para akışı sağlamaya başlayın. Netten uzun süren çalışmalarının ardından tüm bilgilerini Net Kazanç Dâhisi E Book ile bir araya getiren Erdal Yılmaz, edindiği deneyimlerini kitap kullanıcıları ile paylaşıyor ve onlara da para kazandırmaya devam ediyor. Netten kazanmak isteyen çok sayıda insana seri ve emin adımlarla ilerlemeleri için rehberlik ediyor. Kendi kazanç sisteminizi oluşturmak için yıllar süren araştırmalar yapmanıza gerek yok, Net Kazanç Dahisindeki denenmiş ve kanıtlanmış metotlarla internetten gelir elde etmeye başlayabilirsiniz.

 

Bu yazı toplamda 2, bugün ise 0 görüntülenmiştir.

X Postacı Yükle

Yoruma kapalı

XPostacı toplu mail gönderimi ile hedeflerinize en hızlı şekilde ulaşın.

1631 18 1 X Postacı Yükle

XPostacı toplu mail gönderme programı ile hedefe ulaşan mailler göndererek, satışlarınızı artıracak, çalışmalarınızdan milyonlarca insanı haberdar edeceksiniz. Türkiye'de yaklaşık 35 milyon internet kullanıcısı var ve bu kişilerden 4 milyonu maillerini düzenli şekilde kontrol etmektedir. Bu potansiyeli değerlendirmek için en önemli araçlardan birisi de mail gönderimidir.

Peki, XPostacının özellikleri nedir derseniz:

1- Xpostacı kullanarak gönderilen mailler gereksiz klasörüne düşmeden alıcı adresine başarılı bir şekilde ulaşmaktadır.

2- 1 Dakikada 20 E-mail, 5 saatte 6000 E-maili hızlı bir şekilde gönderirsiniz.

3- Xpostacı mail gönderimi programı xticaret.com güvencesinde olup, kullanım ve yazılım desteği sağlanmaktadır.

 
XPostacı toplu mail gönderimi ile hedeflerinize en hızlı şekilde ulaşın.

Bu yazı toplamda 3, bugün ise 0 görüntülenmiştir.